
Her yıl 34 milyon insan Piccadilly Meydanı’nda geziniyor. Bir reklamcının kendini bu kadar kalabalığın içerisinde farkettirebilmesi tamamen yaratıcılığına kalmış. McDonald’s ve ajansı önünden geçen her insanın etkileşim içinde bulunabilecekleri hareketli bir poster yaratıyorlar ve poster sadece Londra’da ki bu meydanda kalmıyor; insanların telefonlarında, fotoğraf albümlerinde ve benimde paylaştığım gibi tüm sosyal network sitelerinde paylaşılıyor. Akıllıca!
İzlemek için tıklayın »

Almanya da bulunan Fish Franke adlı bir balık restoranı için tasarlanan bu outdoor çalışması “Olabildiğince taze balık – Fresh as can be” mesajını veriyor. Çalışma 5 gün boyunca sergilenmiş ve balıklara yemek ve oksijen desteği verildiğinden balıklar hayatta sağlıklı bir şekilde kalmış. Restorandan sağlanan buz desteğiyle de gün içinde suyun soğutulması sağlanıyormuş. Ayıca bu reklam kampanyası Ulusal Veteriner Kurumu tarafından da onaylı bir şekilde yürütülmüş ve tanıtım boyunca balıkların hiç biri zarar görmemiş. Sonrasında afiyetle yenilmiştir sanıyorum =). Harika bir çalışma!
İzlemek için tıklayın »

Bu outdoor çalışması Fitness First adlı uluslararası bir sağlık klübü için tasarlanmış. Otobüs durağının koltukları adeta bir baskül, üzerine oturanların kilolarını yandaki panelde herkese sergiliyor. Herkesi etkilemişe benziyor =).
İzlemek için tıklayın »
Yukarıda ki outdoor reklam kampanyası McDonald’s’ın müşterilerine bedavaya dağıttığı bir kahve promosyonunu tanıtmak için tasarlanmış. Cam bir reklam panosunun içine yerleştirilen buhar makinesi düzenli aralıklarla buhar püskürterek “bedava kahveniz hazırdır” mesajını veriyor. Etkili bir çalışma olmuşa benziyor, ne dersiniz?
Reklam Ajansı: Cossette, Vancouver, Canada
Yaratıcı Yönetmen: Rob Sweetman, Bryan Collins
Sanat Yönetmeni: Rob Sweetman
Metin Yazarı: Bryan Collins
Yapımcı: Wendy Moriarty
Müşteri Temsilcisi: Nadine Wilson, Kim Prosser
Tasarlayan: Dyna Graphics

Tappening’in başlatmış olduğu anti şişe su kampanyasının afişleri
Şişe su karşıtı grup Tappening‘in başlatmış olduğu şişe suyunun zararları hakkında tüketiciyi bilinçlendiren bu kampanyayı akıllıca buldum.
Reklamlara her gün milyonlar harcayan şişe su şirketleri hiçbir kaynak ve kanıt belirtmeden bizlere reklamlarında sözde X dağının zirvesinden, ya da Y havzasının dibinden el değmeden gelen şişe sularını satmaya çalışa dursun, gerçek şu ki; birçok su şirketi suları evimizde de bulabileceğimiz musluk suyunu arıtarak şişeliyor. Hepimizin her gün aldığı şişe suları ile bu şirketlere milyonlar kazandırıyor ve onları şişe su üretimine teşvik ediyoruz, üstüne üstlük çevreye de paha biçilmez zararlar veriyoruz. Güzel ülkemizde bile bir çok şehirde musluk suyu içilebilirken paramızı sözde bu kaynaklardan gelen el değmemiş sulara harcıyor ve pazarlamacıların kurbanı oluyoruz.
Yazının devamı »