
Fotoğraf: Josh Sommers
Çağımızın ansiklopedisi Wikipedia’da ki anlamına göre gelişim; insanoğlunun paylaştığı değerlerin ve bilgilerin, içinde yaşadığı çevrenin de el verdiği şart ve koşullarda gelişerek ilerlemesi olarak tanımlanır. Gelişim kavramının geniş bir tarihi var. Öyleki 17. yüzyıldan bugüne milyonlarca bilim ve din adamı nasıl türediğimiz, bu evrenin nasıl oluştuğu ve geliştiği hakkında teoriler ve fikirler üretmiştir. Bizlerde her gün çevremizi, içinde yaşadığımız toplumu, bu gezegeni ve en önemlisi kendimizi geliştirebilmek için çalışıyoruz ama acaba boşunamı çabalıyoruz? İşte bu yazı toplum, bilim, teknoloji, din, politika ve ekonomi gibi gelişim sürecinin yürümesini sağlayan unsurlara değinerek gelişim sürecimizin ne derecede düzgün gittiğini tartışıyor. Yazının devamı »

İnsanların beyinlerini uyuşturan saçma, düzme yapımları ile TV kanalları her geçen gün bizleri, beyinlerimizi kanalizasyonlara çevirmekte. Bu çılgınlığa dur demesi gereken biz izleyiciler de beyinlerimiz uyuşmuş olduğundan olsa gerek bu programlara daha da reyting vererek bir kanalda yayınlanan programın benzer formatlarının diğer kanallara sıçramasına da sebep oluyoruz (Örneğin; Zuhal Topaç’la İzdivaç, Esra Erol’da Evlen Benimle, Su Gibi).
Yazının devamı »

Fotoğraf: Franmonks
Virgin şirketlerinin sahibi olan Richard Branson’ın ilk baskısını 2006′da yaptığı Screw it, Let’s do it adlı kitabını geçen hafta okuma fırsatı buldum. Yaşamdan ve iş dünyasından anılarını anlatarak güzel mesajlar veren Branson’ın gerçekten hoş yaşanmış hikayeleri var. Bana gerçekten ilginç gelenlerden bir tanesini de burada sizinle paylaşmak istedim.
Yazının devamı »
Ünlü Kanadalı grup Four Lads‘in 1953 yılında söylediği Istanbul (Not Constantinople) adlı şarkısıyla İstanbul’da amatör kamerayla kaydettiğim çeşitli görüntüler birleşince, ortaya amatör fakat bir o kadar da lezzetli bir video çıktı. İyi seyirler =).
Videoyu izlemek için tıklayın »
Bu gezegende yaşayan müzisyenlerin ve kültürlerin arasındaki fiziksel mesafeye köprülük yapan bu çalışma, barış için müzik (Peace through Music) sloganıyla kurulan Playing For Change adlı organizasyon tarafından yapılmış dinlenilmeye değer bir şaheser.
Bu güzel organizasyonun kurulma hikayesine gelince; 4 yıl önce, sokak müzisyeni Roger Ridley’nin Santa Monica caddelerinden birinde ’Stand by me’ şarkısını söylerken, organizasyonun kurucusu olan Mark Johnson’ın bir blok öteden bu adamın sesini duyması ile başlıyor. Ridley’nin sesi, ruhu ve tutkusuna hayran kalan Johnson, bu sokak müzisyeninin performansına başka ülkelerden diğer müzisyenleri de eklemek istiyor. İlk önce Ridley’nin sesini sokakta şarkı söylerken kaydeden organizasyon, sonra New Orleans’tan New Mexico’ya, Barcelona’dan Tel Aviv’e tüm dünyaya yayılıyor. Bu insanlar belki birbiriyle hiç karşılaşmamış ve konuşmamış olabilirler fakat müzik adeta onları konuşturuyor!
Videoyu izlemek için tıklayın »